YO I’M HAVING A GIVEAWAY in honor of reaching 500 followers! Also this is all stuff I don’t want to keep, since I’m going to uni, and they’ll be taking up space. Instead of selling them I figured that giving them away would be much better, plus I’d be making someone happy with all the free stuff they’ll be getting!

LOOK AT ALL THIS SHIT YOU CAN GET

  • 2 biographies, one of Paul McCartney and the other is the famous (or infamous?) John by Cynthia Lennon
  • 9 CDs- Led Zeppelin I & II, the Division Bell, Atom Heart Mother, Meddle, Blonde on Blonde (which is in carbon neutral packaging, SUPER AWESOME Y/Y??) and a 3 CD set of Eric Clapton & the Yardbirds tunes
  • 3 45 rpm vinyl singles- 10CC Dreadlock Holiday/Nothing Can Move Me, Heart- Never/These Dreams, Genesis- Tonight, tonight, tonight (edit)/In the Glow of the Night
  • 5 Awesome music mags- PROG issues 15 and 18 (+CDs), Total Guitar (+CD) issue 211 and Classic Rock issues 148 and 161. 
  • I should also mention that the issue 161 of CR got wet (somehow) and so the back’s a bit messed but the inside is fine and readable!

Now let’s get to the RULES OF THE GIVEAWAY OKAY

  • The giveaway is open worldwide! (yes I will pay for the postage)
  • You don’t have to be following me, but I would appreciate it greatly if you checked out my blog anyway 
  • Likes count, so, like away but you can only like once
  • Reblog as much as you want but please be courteus to your followers and don’t spam them
  • No giveaway blogs please (yes I will be checking)
  • The winner will be picked by a random number generator, random.org

THE GIVEAWAY WILL END ON THE 1ST OF OCTOBER, 2012, 2PM BST. 

please have your askbox open then so I can contact you!! If you don’t I will move on to the next random number and so on..

Good luck to everyone!!

OH and if you have any questions regarding this giveaway, please don’t hesitate to ask me» mrsbeefheart.tumblr.com/ask


and.. please if you reblog this, KEEP THE TEXT. Thank you.

(via smokeandthebeatles)


Caught a Lite Sneeze
Tori Amos
Boys for Pele

bu da alttaki gönderinin kızıl saçlı sesi olsun.


boğazıma bir şeyler takıldı,hıçkırık gibi düğümlenen bir şeyler var içimde,kalbimde değil,hepsi beynimde,başımın içinde dönüp duruyor unutması imkansız,hatırlaması zor o duygu yüklü,plakların cızırtılı sesini taşıyan,eski şarkılar gibi.

çok fazla düşünen,kendi gerçeklerini kendi zihinlerinde kuran insanların alınganlıklarını kaptım galiba.

ağlaya ağlaya düşündüklerimi içimden atasım var. alınganlık kaptım bir yerlerden,boğazımda acımtırak bir tat,üzüntünün ve kötülüğün sebebi tüm insanlara sesim kısılana kadar küfredesim var.


insanlara biraz ‘farkındalık’ için rica ediyoruz ya; işte ‘farkındalık’ çabasına girip,karşı çıktıkları değerlere alet olan,okudukları,izledikleri,dinledikleri şeyleri özümseyip kendilerine bir şeyler katmak yerine,onları taklit eden,bir kitlenin sevdiği,benimsediği bir şeyi o kitleye aitlik duygusu yaşamak için seviyormuş gibi yapan ama aslında neyi sevdiğinin bile farkında olmayan bir nesil var.

popüler kültüre karşı çıkan fakat popüler kültüre karşı çıkmanın da artık bu kültürün bir öğesi haline geldiğinin bilincinde olmayan bir nesil.

kendilerini ‘marjinal’ diye adlandırmaktan rahatsız olmayan,belki de karakterlerine ait tek bir parçayı bile kendi içinden çıkarmamalarına karşın inatla ‘farklı ve duyarlı’ kimliğini kazanmaya çalışan insanlar;hani şu duyarlılıklarını belirtme konusunda çok hassas olup,bunlar uğruna rahatlıklarından taviz vermeyen,birileri onların kınadıkları şeyler için savaş verirken bu savaşın fotoğraflarını interaktif ortamda paylaşmaktan rahatsız olmayan insanlar…

özgün olmamanın zihinlerimizin özgür olmasını engellediği gerçeğini göz ardı eden birtakım insanlar onlar. nedense bir yerde kendilerine denk gelince canımı acıtan insanlar.


birlikte uyuyunca kimsenin boyu diğerinden uzun değil,

birlikte uyuduğumuzda ikimiz de aynıyız,

birlikte uyandığımızda başlıyor farklılıklar.


sevgili sağduyu;

sen olmasaydın şimdi kalbimi kıran herkesi yaralayarak bir nebze olsun kendimi rahatlatabilirdim. insanın zaafları var,yaralandıkça içinde biriktiriyor acıları,acılarını içine attıkça çirkinleşiyor insan,ondan sonra bir yerde tüm birikmişliklerini ağlaya ağlaya insanların yüzüne vurmak istiyor.

bağıra bağıra düşüncelerimi açıklamak,ağlayarak şuana kadar sakladığım tüm sırları,olayların şimdiki halini almasına sebep olan tüm gizli kalmışları yüzüne söylemek istiyorum.senin yüzüne,o defalarca dokunduğum yüzüne,bir kere daha son defaymışçasına dokunmak istiyorum. seni öyle sevmek istiyorum ki,sanki dudaklarını dudaklarımdan çekersen nefes alamayacakmışsın,ölecekmişsin gibi öpmeni istiyorum beni,ilk öpüşmemizdeki masumiyet ve acemilik,son öpüşmemizdeki tutku ve bedenlerimizin alışmışlığı olsun öpüşünde. öyle dokun ki bana tek aşkınla ilk kez sevişmek gibi olsun.

utanmamız olmadı bizim hiç bir zaman,utancım ol istiyorum. sevmeyi bilmiyoruz,sevemiyoruz birbirimizi,sevebilmeyi seninle öğrenmek istiyorum.


kendini sevemeyen insanların,birisi için her şeyden vazgeçebilmesi çok kolay.

sen hiç bir zaman sevemeyeceğin için sevgiye açsın.

ben ise ‘çok gururlusun.’ denince hafifçe gülümserim.

sanırım bu yüzden bu hikaye hep yarım kalıyor.


saçların,gözlerin,bir de ben…

yarım kaldık.


Sen,herkesin sana benzediğini sandığın bir kahvede yalnızsın,oturmuşsun,çayını yudumluyorsun.

Daha önce benim üstümde gezen parmakların şimdi kah bir sigaranın,kah eski bir kitabın üstünde geziyor.

Okuyorsun,okudukça dalıyorsun,unutuyorsun kitabı,düşünmeye başlıyorsun.

Bilmem kaç şey geçiyor kafandan,iki düşüncenin arası bir.

Beni de düşünüyor musun? Çünkü düşünülmekmiş insanı sevmelerden daha çok umutlandıran.

”Biliyor musun?” desen olmayacak,bilirim,sen her şeyi bilirsin çünkü.

Yalnızlıklarımızı paylaşamamıştık ama konuşmuştuk.

İkimiz de bir yere ait olmamak için doğmuştuk.

Sonra sen konuşurdun,ben dinlerdim,kavga etmelerimizle barışmalarımızın arası bir.

Susup susup öpüşmelerimizin arası bir.

Sevilen bir adamsın bir yerlerde,birileri için.

Cesur olamadık çünkü biz,konuşamadık.

Birbirimize baktık,bakıp bakıp düştük.

Düşünce,düşlerince,düşünemezsin.

Kelimeler üşüşür aklına ama konuşamazsın.

Yazmayı bilsem yazacak çok şeyim vardı.


önümde onlarca kişinin okuduğu bir kitap duruyor. Adı ”Sen.” İlk kez okuduğumda anladığımı sandım,ikinci kez okudum,anladım. Üçüncüsünde özümsedim,dördüncüsünde ise benimsedim.